Solunum durması ya da boğulma çok çeşitli nedenlerden kaynaklana­bilir. Yemek yerken soluk borusunu tıkayan bir lokma yutulan yabancı bir cisim ya da solunan zehirli gazlar insanın havasızlıktan ölmesine yol açabilir. En sık rastlanan neden­lerden biri de suda boğulmadır.
Suda boğulma tehlikesi geçiren kişiyi ya­vaşça karaya taşıdıktan sonra düz ve sert bir yere sırtüstü yatırın. Ağzında yosun parçalan ya da herhangi bir yabancı madde varsa elinizle temizleyin ve başını geriye doğru yatırarak çenesini yukarı kaldırın. Böylece dilin geriye kayıp soluk borusunu tıkamasını önlemiş olursunuz. Daha sonra yutmuş oldu­ğu suyu boşaltmak için başını yana çevirin. Akciğerlerdeki su boşalıp yerine hava dolun­ca solunumun normal olarak kendiliğinden başlaması gerekir. Eğer başlamazsa hiç za­man yitirmeden yapay solunum uygulama­lıdır.
Akciğerlere hava üfleyerek solunumu yeni­den başlatmanın en iyi yolu ağızdan ağza uygulandığı için "hayat öpücüğü" denen ya­pay solunum yöntemidir. Bunu uygulamak için kaza geçiren kişinin burnunu iki parma­ğınızın arasında sıkıştırarak tıkayın ve derin bir soluk alarak ağzından içeriye kuvvetlice hava verin. Aynı yöntemi soluk alamayan kişinin ağzını elinizle sıkıca kapayıp soluğunu­zu burnundan vermekle de yapabilirsiniz; ama burun yolları daha dar olduğu için ağızdan hava vermek her zaman daha etkili­dir. Her iki durumda da dudaklarınızı kaza geçiren kişinin ağzına ya da burnuna iyice dayayıp dışarıya hava kaçırmamaya özen gös­termeniz gerekir. Eğer boğulma tehlikesi geçiren kişi küçük bir çocuksa dudaklarınızı aynı anda hem ağzına hem burnuna dayaya­rak soluğunuzu iki yoldan verebilirsiniz.
Soluk verirken üflediğiniz hava akciğerlere dolacağı için kaza geçiren kişinin göğsü şişecektir. Göğsü indiği anda başınızı yana çevirerek yeniden derin bir soluk alın. Baş­langıçta akciğerlere dört kez üst üste hava üfledikten sonra erişkinlerde dakikada yak­laşık 12 çocuklarda 20 kez hava vererek bu işlemi sürdürün. Eğer göğsü inip kalkmıyorsa ya verdiğiniz soluğun bir bölümü dışarı kaçıyor demektir ya da solunum yolları hâlâ tıkalıdır. Omuzların arasındaki bölgeye bir­kaç kez sertçe vurmakla soluk borusundaki tıkanıklık giderilebilir. Böylece normal solu­num başlayınca yapay solunumu kesebilirsi­niz. Gene de boğulma tehlikesi atlatan kişiyi mutlaka doktorun görmesi gerekir. Çünkü solunumun
bir an bile durması beynin oksi­jensiz kalmasına ve bilinç yitimine yol aça­bilir.
Boğazına yabancı bir cisim kaçtığı için soluk alamayan kişilerde ise bu cismin hemen çıkarılarak tıkanan soluk borusunun açılması gerekir. Bunun için solunumu durmuş olan kişiyi öne doğru eğerek başının olabildiğince aşağıya sarkmasını sağlayın. Bir yandan da kürekkemiklerinin arasına yumruğunuzla hız­la vurun. Böylece soluk borusunu tıkayan cisim yukarıya doğru çıkarak bazen kendili­ğinden dışarı atılabilir. Eğer gırtlaktaki cisim ağızdan bakıldığında görülebilecek bir yerdey-se ilkyardımı yapan kişi işaret parmağını sokarak cismi çekip alabilir.
Soluk borusunu tıkayan cismin yerinden oynayarak ağza doğru ilerlemesi için küçük çocukları başaşağı tutmak çoğu zaman yeterli olur. Eğer kolayca çıkmıyorsa gene kürekke­miklerinin arasına hafifçe vurmak gerekir.
Karna basınç uygulama tekniği bu yolla çıkmayan cisimleri soluk borusundan dışarı atmak için başvurulacak son çare olmalıdır; çünkü iç organlara zarar verebilir. Büyükler­de bu tekniği uygulamak için soluğu tıkanmış olan kişinin arkasına geçip bir elinizi tam midesinin üstüne yerleştirin. Öbür elinizi bunun üstüne koyup içeriye ve yukarıya doğru dört kez hızla bastırın. Soluk borusunu tıkayan cisim yerinden oynayıncaya kadar aynı hareketi sırtına da uygulayın. Çocukların yalnızca midesine tek elle bastırmak gerekir. Bebeklerde ise uygulanacak yöntem farklıdır. Bebeği sırtüstü yatırın ve göbeği ile göğüs kemiğinin arasına iki parmağınızla dört kez sertçe bastırın.