Verdiğin Sözü Tutacaksın
Pala sarayın hizmetkârlarından biri.. Yıllardır Hürrem Sultanın hayran olduğu göğüslerine dokunmak istermiş.. Bir gün tüm cesaretini toplayıp harem ağasına açılmış..
—'Bana sultanın göğüslerini koklat, onları yalayayım, Ömür boyu biriktirdiğim bin altın senin olsun.' demiş.
Harem ağasının aklı yatmış bu kârlı işe. Kenar mahallelerde tanıdığı bir simyacı-büyücü karışımı bir kadın varmış. Ona gidip bir losyon hazırlatmış ve bu losyonu, sultanın o gün banyodan sonra giyeceği korseye iyice sürmüş. Sultan çıplak tenine korseyi takınca, losyon etkisini hemen göstermiş. Göğüsleri
yangın yeri gibi yanmaya başlamış. Saray doktorları merhemlerle, ilâçlarla çare bulamamışlar. Hürrem Sultan acıdan, kaşıntıdan, yanmadan ölecek. Harem ağası ortaya çıkmış ve padişaha:
—Saray hizmetkârlarından Pala, derdinize derman olabilir. Onun salyası, her şeye iyi geliyor, tek çare, Pala'nın dili. Sultanımızı kurtarırsa ancak o kurtarır, tabii siz izin verirseniz' demiş. Süleyman çaresiz, çağırmış Pala'yı hareme. Pala bir saate yakın haremdeki küçük odada sultanın memelerini yalamış, muradına ermiş. Ne var ki söz verdiği halde 1000 altını harem ağasına vermeye yanaşmamış.
—Bu olayı açıklarsan ikimizin de kellesi gider. Bunu göze alamazsın. Hadi bakalım, çek arabanı'. demiş. Haremağası çok kızmış.. Öyle kızmış ki, ertesi gün aynı yakıcı losyonu padişahın banyodan sonra giyeceği donuna iki kat sürmüş...Padişahın önü arkası müthiş bir şekilde kaşınmaya başlamış.. Bunun üzerine Harem ağası Pala'yı çağırtmış..
—Padişahın kaşıntısı varmış, seni emretti.'