Beni çok arayacaksın ve bir gün arkana dönüp baktığında yeniden birlikte yaşamak için her şeyi çok geç olmuş olacak…”
İnadını gururunu sende bıraktım… Bende sevgin kaldı. Çünkü içimde yaşayan hiçbir gurur ne seni aramama engel olabildi ne sormama… Sana göre gurursuzluğu hep ben yaptım. Belki o eski günleri yeniden geri getiririm diye çok uğraştım deniz gözlü…
Bu uzun bir yazı olmayacak kısa ve öz bir yazıdır. Ya da sonun yüklemi…
Senin dediğin bir şey daha vardı ve ben bunu hiç unutmayacağım.
Birlikte geçirdiğimiz zamanlar için şunu demiştin “Hayallerle uğraşamam. Artık gerçekleri yaşıyorum”
Öyle olsun. Yaşadıklarımızı “hayal” düş defterine...
“Gerçek dünyadakiler” mutlu edecekse seni; eyvallah…
Tutuyorum kendimi… Bir hafta oldu elim telefona kaymadı sana mesaj atmadım. Ki sen hiç atmadın bana…
Bir hafta oldu hiç sormadım adını kimseye…
Sildim telefonlarını fotoğrafların ve ardından kalan birkaç yazı…
“Hayal Dünyasından” arta kalan ne varsa; “gerçeklerle” yüzleşti birden…
Git…
Canın nereye isterse…
Sev kimi seversen…
Tükendim sana gelmeden gururunda boğulmaktan ve tükettim gerçeklerimi “hayallerinde” harcamaktan…
4yıl yaşanmış delicesine bir aşka “hayaldi” dersin öyle mi? Ve sen bu hayalden koparıp kendini “gerçekleri” yaşamaya başlamışsın…
Seninle yaşadığım her saniye “hayalse” eğer affet deniz gözlü; “Gerçeklerine” lanet olsun!