Bestemin Gözüyle

WwW.ForuMKahvesi.CoM PayLaşımın En Kaliteli Adresine HoşgeLdiniz..../Bestemin Gözüyle => Kedinizin Gözüyle Bazen insanoğlu doğası gereği hayatını biçimlendirirken olgunlaştırırken eğrisiyle doğrusuyla bir çok hatalar yapar. Mühim olan bu

Gönderen Konu: Bestemin Gözüyle  (Okunma sayısı 753 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı bestem

  • Administratör
  • *
  • İleti: 3460
  • Rep + Puan +82/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Bestemin Gözüyle
« : 26 Aralık 2011, 01:26:52 »
Kedinizin Gözüyle Bazen insanoğlu doğası gereği hayatını biçimlendirirken olgunlaştırırken eğrisiyle doğrusuyla bir çok hatalar yapar. Mühim olan bu hataların sonucunda aldıkları derslerdir. Bir meyve düşünün ki olgunlaşana kadar neler yaşar ve olgunlaştıktan sonra dalından kopar bir ısırığa kurban eder kendini. Meyvenin temel amacıdır bu bir ısırığa kurban olmak. Ama ağaç öyle düşünmez o daha cok büyüyüp dahada dallanmak ister. Sonuçta yaşamda böyledir ve bizler meyve olma adına sizlere birlikteyiz taki ısırılana denk. Temel anlayışımız bu ve sizlerinde bu yönde düşünmenizi sağlamak.  hedef birliktelik ve bu yolda paylaşımlar kazanmak. Bilsekte bir kez ısırılıp bir kenara atılmayı temelde değişmedi değişmeyecek meyve ile olan dostluğumuz....
İşte arkadaşlar kişiler gelip geçer, meyveler olgunlaşıp ve hasad olsada yaşam süre geldiği müddetce sizlerin paylaşımcı olmanızı dilerim. Mutlu bir insan olmak çoğumuzun elinde. yaşam şartlarının gebe bıraktığı her güne lanet okumaktansa bir ufak meyvenin başına geldiklerini anımsayarak hayatınıza yön vermenizi ve en önemlisi meyvenize kurt girmemesine dikkat edelim.
Temelde amacımız paylaşım olsun ki; kişisel çıkarlar dünyamızda bunu başarıp mutlu olalım. Her zaman mutlu ve paylaşımlı bir dünyada yaşamanız dileğimle.......(1)...(devamı gelecek)

Çevrimdışı KaN_DaMLaSı

  • Administratör
  • *
  • İleti: 2480
  • Rep + Puan +102/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • *¤°•♥ღ ßittinßeHayaTღ♥•°¤*
    • göz zevki.. masal Dünyam
Ynt: Bestemin Gözüyle
« Yanıtla #1 : 27 Aralık 2011, 20:07:47 »
sen harıkasın arkadasım. tskler.
Sana SöyLüyorummmmm . . . HEY ! Çok Bilmiş HayaT. . ! Bak Yine MutLuyum Herşeye İnaT !!


('Bénî-qôrûnce 'Maşallah-dé 'çok îstîyosan 'Înşallah-dé)
 

 

Çevrimdışı bestem

  • Administratör
  • *
  • İleti: 3460
  • Rep + Puan +82/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Bestemin Gözüyle
« Yanıtla #2 : 08 Ocak 2012, 10:51:04 »
bir güLün dikeni battı dün parmağıma..
Gülün dikeni battı dün parmağıma ve halâ gülümseyerek bakıyorum parmağımdaki küçük sıyrığa..
Kızamadım... Çünkü gülün dikeni batmadan önce şükretmiştim; " Ya Rabbi, ne kadar güzel yaratmışsın " demiştim. Kızamadım, çünkü bir dakika önce güzel kokusunu sineme çekmiştim , bakmaya kıyamamış kokusuna hayran kalmıştım, çünkü batmadan önce yüreğime koymuş onu sevmiştim,, Dikenini unutmuş muydum? Unutmuştum dikenini.. Unutmuştum işte..
Acıtmayayım diye dokunmaya çekindiğim gül, ince ve derin bir yara açmıştı parmağıma.. Gülümsedim yaraya da.. Süzülen iki damla kana da... Çünkü o yarayı açan bakmaya kıyamadığım o güldü ..
Sevdiklerimizin yüreğimizde açtıkları yaralar da aslında o gülün açtığı yara gibi değilmiydi.. İnce ve derin bir yara.. Aslında çok önemsiz gibi görünsede her kımıldadığınızda yüreğinizi inceden sızlatan bir yara.. Ama sevdikleriniz o yarayı açmadan önce siz muhabbet dolu kokularını sineye çekmiştiniz, zamanı, mekanı ve kalbinizi paylaşmıştınız.. Yarayı açmadan önce siz onları kalbinize koymuştunuz.. Kızabilir miydiniz.. Kızamazdınız elbet..

Sevdiklerimizin açtıkları yaralar da o gülün açtığı yara gibi ince ve derin.. Ama yârimiz o yarayı açmadan önce biz şükretmiştik, kokusunu sinemize çekmiş, bakmaya kıyamamıştık,, Dikenini unutmuşmuyduk.. Unutmuştuk tabi.. Ama biz gülümsemeliyiz yaraya.. Belki süzülen iki damla kana da.. Gülümsemeliyiz işte.. Çünkü; o yarayı açmadan önce biz onu kalbimize koymuştuk ve sevmiştik..
 

Çevrimdışı bestem

  • Administratör
  • *
  • İleti: 3460
  • Rep + Puan +82/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Bestemin Gözüyle
« Yanıtla #3 : 08 Ocak 2012, 10:54:40 »
güller de eskisi gibi kokmuyor!

Eski defterlerimi karıştırıken kurumuş çiçekler buldum sayfa aralarında. Güzel günlerin anısına sakladıgım çiçekler.
Nede çabuk degiştirmiş yıllar bizi. Saklanan çiçekler yokmuş,böyle dedi bir dostum bana.Defterlerimizde ki güllerin yerini nefretlerimiz almış.Zaten güllerde eskisi gibi kokmuyormuş.
 
Haklıydı, güller eskisi gibi kokmuyor ve biz artık güller biriktirmiyoruz.Satır aralarına nefretlerimizi ve her ayrılıktan sonra kalp kırıklarımızı koyuyoruz.Bir sürü yalanlar biriktiriyoruz.Artık aynı dili konuşmuyoruz, aynı yüregi taşıdıklarımızla...
 
Sessiz çıglıklarımız, Gülümsememize gizlenmiş gözyaşlarımız var. Heybemizde sancılar, isyanlar var. Sanki gökyüzü artık mavi degil, ovalarda ki yeşillikler kurumuş.Gök kuşagı da çekip gitmiş.Yaşama dair kurdugumuz umutlarda tek tek bizi terketmiş.
"Şeytan diyor ki" diye başlayan cümleler girmiş hayatımıza,ve "şeytan'ı" bile korkutan yaşamlarımız.

Dua eden dillerimiz ahh! eder olmuş.
Öpüp alnımıza koydugumuz eller yok olmuş.
Başlar ayak, ayaklar baş olmuşta haberimiz yokmuş
"Babana bile güvenme"diyen dostlarımız olmuş.
Aslında dostumuzla düşmanımız bir olmuş.
Erkekligin onda dokuzu kaçmak,kadınlıgın ise açmak olmuş.
Bakıyorumda herkes bir garip olmuş.
Neyse zaten güller de eskisi gibi kokmuyor.
 

Çevrimdışı bestem

  • Administratör
  • *
  • İleti: 3460
  • Rep + Puan +82/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Bestemin Gözüyle
« Yanıtla #4 : 21 Ocak 2012, 16:29:17 »
   Çağımızın hastalığı değer vermek. Yani biraz fazlasından. Vefa aramak ama aradığın kişiye ulaşamamak. Bi de karşısındakini sevip onu üzmemek için göz yummak, Karşısından medet ummak. Çünkü kendini paralamıştır. Ama yine de yaranamamıştır. Sevgi karşılıklı mıdır? Değer verirken iki kez mi düşünülmeli? Bi insanın hatrı sayılır davranışlarını neden karşıdaki görmez ya da görmezden gelir?
   Sevgi her zaman, hatta çoğu zaman karşılıklı değil. Değer verirken iki kez düşünmeli. Görmezden gelirler çünkü fark etmeseler de bu işlerine gelir çünkü kolay yoldur. Bu sayede kendilerini düşünürler. Ama kötü bir şey başlarına geldiğinde hemen o davranışlar akıllarına gelir ve hop bi telefon " Bana ettiğin iyilikleri unutmadım çok teşekkür ederim yük oluyorum ama şuna da bi el atıversen" hesabı muhabbetler yaşanır.
Çok sık olan şeyler.
    İyi insanları aramaya devam etmek ve bu soruları kendimize sormaktan vazgeçmek gerekiyor başka türlü rahatlayamayız.

Ben şimdiye kadar en iyi değer vereni biliyorum. O ilahi adalet de çok güzel işliyor. Peki siz ne düşünüyorsunuz?
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


Çevrimdışı bestem

  • Administratör
  • *
  • İleti: 3460
  • Rep + Puan +82/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Bestemin Gözüyle
« Yanıtla #5 : 24 Ocak 2012, 10:15:34 »
bana göre insan, doğuştan kötülüğe eğilimlidir. O’nun ahlak ilkesi, ezilmeyi ve zayıflığı dışlar… Ahlak kendiliğinden iyi ya da kötü değildir elbette. Sonuçta her ilke insan eyleminde ışıldar ya da kararır. Herkesin doğrusu kendine, anlayışı maalesef ahlakı oynak bir zemine yerleştirmiştir. Bence diye başlayan her ilke yerle bir olmayı hak ediyor demektir. Ve insanın içini kemiren, dışını kirleten, krallıkları, devletleri yok edende işte bu duygudur. Başarı adına araç olarak kullanılmaya başlandığından bu yana ahlak anlamını kaybetmiştir. Bu anlayış insanları iyi olmaya değil daha kötü olmaya yöneltir. İyilik ve kötülüğün arasında kalan BEN duygusu mutlaka, fayda sağlayanı seçecektir. Bu durumda iyiliği bile seçmiş olsa; iyilik kendi masumiyetini kaybedecektir ve çoktan etmiştir. İyilik-kötülük, doğru- yanlış hepsi birer araç haline geldiğinden dolayı iç içe geçmiş bir halde içimizde yaşar.. Dolayısı ile bunları araç olarak kullanan insanlarında araç haline gelmesi kaçınılmazdır. Neyi kullanıyorsan yaşamak için, ölmeden mutlaka ona dönersin.

Çevrimdışı bestem

  • Administratör
  • *
  • İleti: 3460
  • Rep + Puan +82/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Bestemin Gözüyle
« Yanıtla #6 : 29 Ocak 2012, 00:29:10 »
Gerekli veya gereksiz yere söylediğiniz her ‘evet’ kelimesinin altında, mükemmele ulaşma hırsı vardır. Kişi özellikle beğenilen bir arkadaş, mükemmel bir anne veya harika bir eş olma duygusuyla, karşısından gelen her öneriye veya isteğe ‘evet’ deyiverir. Oysa, her isteğe evet derseniz, kendinize olan saygı ve güveni yitirir, yaşamınızı tamamen başkaları üzerine inşa etmiş olursunuz. Bu yüzden kendinizi ‘hayır’ sözüne alıştırın

Çevrimdışı bestem

  • Administratör
  • *
  • İleti: 3460
  • Rep + Puan +82/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Bestemin Gözüyle
« Yanıtla #7 : 01 Şubat 2012, 00:43:01 »

Kendine olan güvenini sağlamlaştırmak isteyen bir kişinin, riskli olaylara da atılması gerekir. Bunun için öncelikle kendinizi motive etmeyi öğrenmelisiniz. Bu esnada yanlış yapma korkusunu taşımayı, başaramayacağınıza inanmayı ise, kendinize yasaklayın.
 

Kişisel güveninizi geliştirmek için öncelikle ‘eşsiz’ olduğunuza inanın. Herkes hata yapar. Ayrıca hatasını görüp, kabul eden ve bunu esprili biçimde çevresindekilere belli eden insanlar, ‘kusursuz’ tiplerden çok daha sempati toplar. Hatasını görüp, söyleyebilen insanın içsel gücü fazladır. Tam tersine hatasından utanıp gizlemeye, saklamaya çalışan insan ise, içsel olarak gittikçe zayıf düşer ve kendinden uzaklaşır. Siz de bugüne dek yaptığınız hataları ve bunlara ne tepki verdiğinizi düşünün! Hatalarınızı saklamaya mı çalıştınız, yoksa alenen söyleyebildiniz mi? Eğer saklama huyunuz varsa, kendinizi değiştirmek için fazla baskı Altına girmeyin.
 

Çevrimdışı KaN_DaMLaSı

  • Administratör
  • *
  • İleti: 2480
  • Rep + Puan +102/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • *¤°•♥ღ ßittinßeHayaTღ♥•°¤*
    • göz zevki.. masal Dünyam
Ynt: Bestemin Gözüyle
« Yanıtla #8 : 08 Şubat 2012, 23:36:58 »
vay beee  guzel bır bakıs acısı gorusu  hıc bu sekılde dusunmemısdım tsk
Sana SöyLüyorummmmm . . . HEY ! Çok Bilmiş HayaT. . ! Bak Yine MutLuyum Herşeye İnaT !!


('Bénî-qôrûnce 'Maşallah-dé 'çok îstîyosan 'Înşallah-dé)
 

 

Çevrimdışı bestem

  • Administratör
  • *
  • İleti: 3460
  • Rep + Puan +82/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Bestemin Gözüyle
« Yanıtla #9 : 10 Şubat 2012, 00:41:16 »
Bir birlikteligin ilk şartı, o birlikteligin oluşmasına sebep, en temel etmen tabii ki aşktır, sevgidir. “İki kere iki dört eder” gibi bir doğrudur bu. Çünkü sevgisiz birlikteliklerde  insanların birbirine tahammül edebilme gücü olmaz. İkinci olarak “saygı” büyük bir ihtiyaçtır. İki insanın saygısızca bir ilişki yaşamaları, bir hayat paylaşmalarını elbette ki mümkün kılmaz.
“Anlayış” sevginin olduğu yerde muhakkak olur, insanların birbirlerinin tahammüllerini kolayca zorladığı günümüzde, ilişkilerde kilit bir kelimedir anlayış. Son olarak da “özveri” diyorum.
İ

Çevrimdışı bestem

  • Administratör
  • *
  • İleti: 3460
  • Rep + Puan +82/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Bestemin Gözüyle
« Yanıtla #10 : 12 Şubat 2012, 01:36:39 »
hayati her kosulda yasamak cok güzel...
 
Görmek, duymak, hissetmek...Varolusumuzun en temel unsurları. Bunlarin bir tanesi bile engelli yada eksik olsa, yasam kalitemizde o kadar kısıtlı olurdu.

Düsünsenize...Sevdiklerinizi görememek, bir yemegin tadını alamamak, sevdiginiz bir müzik parcasını duyamamak ve yarattıgı duyguları hissedememek?
 
Benim icin bu unsurlar hergün yeniden kesfettigim kücük mucizeler...
 
Bir nagmenin yüregimin derinliklerinde dokundugu yeri hissetmek...
 
Günes batimini izlemek...
 
 Abartiyor muyum? Kesinlikle hayir!Önemli olan unsurlara karsı duyarlılıgımızı kaybediyoruz sanki...Cogu zaman bir seyleri kaybettigimizde degerini anliyoruz...
 
Cevremde cogu zaman tanık oldugum tutum, herseyin "cok normal" gibi karsılanması...Insanlar saglıklı dogarlar, saglıklı büyürler...Hep daha fazlasini, daha güzelini ister insanoglu...

Çevrimdışı bestem

  • Administratör
  • *
  • İleti: 3460
  • Rep + Puan +82/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Bestemin Gözüyle
« Yanıtla #11 : 13 Şubat 2012, 01:34:11 »
Hayatta ne olursa olsun, hangi hatalari yapmissak veya ne kadar hayal kirikligina ugratilmissak bile, gecmisimizle hesaplasip, affedilmek ve bilhassa affedebilmek cok önemli! Darginliklar ve kirginlarda tipki mutluluklar gibi hayatimizin bir parcasidir zaman zaman...Hayatimizdan gecen tüm insanlar: aile ferdlerimiz, arkadaslarimiz veya bir sevgili...Yollarimiz onlarla kesistigi andan itibaren hayatimizin bir parcasidirlar...Ve onlarla paylastigimiz iyi veya kötü, mutlu veya mutsuz anlar ve anilar da hayatimiza istesekte istemesekte dahil olur...Eski defterleri kapatip, yepyeni bir sayfayi yeni umutlarla acmak...Cok daha haz veren bir duygu degilmidir?
 
Affetmek anlamaktir, görmektir, yeni bir sayfa acmaktir...!
 
Affetmemek acizliktir, bencilliktir...!
 
Ben affettim...

Çevrimdışı bestem

  • Administratör
  • *
  • İleti: 3460
  • Rep + Puan +82/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Bestemin Gözüyle
« Yanıtla #12 : 13 Şubat 2012, 02:02:50 »
insan hayatindaki en kücük bireysel zaferlerin ruhu nasil motive ettigini hissetmek, güzel oldugu kadar da garip bir duygu...herseye olumsuz bakarken birden sihirlenmiscesine hayata yeniden uyanmak tuhaf...ve icimdeki cocugun bu gücle gitgide simardigini hissetmek ve bunu dengelemek güc bazen...
 

Çevrimdışı bestem

  • Administratör
  • *
  • İleti: 3460
  • Rep + Puan +82/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Bestemin Gözüyle
« Yanıtla #13 : 13 Şubat 2012, 02:03:31 »

öz elestiri yapmak güc ister, cesaret ister...Öz elestiri, aynanin karsisina gecip tarafsizca ve korkusuzca kendimize bakmaktir…Hatalarin insanlara mahsus oldugunun bilincini idrak etmektir…Öz elestiri, karsimizdaki insani anlamanin ilk kurali ve onun ruhuna dalabilmenin tek yoludur…Ve kendi özgüvenimize giden de tek yoldur… Aksi taktirde “sakat” olmaya mahkumuzdur…

Çevrimdışı bestem

  • Administratör
  • *
  • İleti: 3460
  • Rep + Puan +82/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Bestemin Gözüyle
« Yanıtla #14 : 13 Şubat 2012, 02:05:48 »
ASK kapiyi caldigi zaman "Evde yokum" desenizde o sirnasik bir cocuk gibi ya kapidan, yada bacadan girip sizi yine bulur :)
 
Salina salina yüreginize dogru sizar ve tam ortasina yerlesir ...Siz ne kadar mantikli olmaya calissaniz da, yüreginiz siz fark etmeden coktan saf degistirmistir bile ve yüreginizin tam ortasinda hakimiyetini kurmaya baslar ask... ve yüreginiz birkere aska esir düstü mü, mantik denen sey elden sizar gider;) Ask, en cok "hayir" kelimesinden beslenir bazen...Siz "hayir" dedikce ve engellemeye calissanizda, kolay kolay yakanizdan düsmez, sizle simarik bir cocuk gibi inatlasir ve bas döndüren tadiyla sizi sonunda sarhos eder