19 MAYIS 1919 TARİHİNİN ANLAMI VE ÖNEMİ

WwW.ForuMKahvesi.CoM PayLaşımın En Kaliteli Adresine HoşgeLdiniz..../19 MAYIS 1919 TARİHİNİN ANLAMI VE ÖNEMİ => 19 MAYIS 1919 TARİHİNİN   ANLAMI VE ÖNEMİ19   MAYIS 1919 TARİHİNİN ANLAMI VE ÖNEMİUZM. NEŞE ÇETİNOĞLU   (*)19 Mayıs 1919 tarihi, Türkiye 

Gönderen Konu: 19 MAYIS 1919 TARİHİNİN ANLAMI VE ÖNEMİ  (Okunma sayısı 287 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı KaN_DaMLaSı

  • Administratör
  • *
  • İleti: 2480
  • Rep + Puan +102/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • *¤°•♥ღ ßittinßeHayaTღ♥•°¤*
    • göz zevki.. masal Dünyam
19 MAYIS 1919 TARİHİNİN ANLAMI VE ÖNEMİ
« : 19 Mayıs 2011, 01:14:12 »
19 MAYIS 1919 TARİHİNİN   ANLAMI VE ÖNEMİ19   MAYIS 1919 TARİHİNİN ANLAMI VE ÖNEMİ
UZM. NEŞE ÇETİNOĞLU   (*)
19 Mayıs 1919 tarihi, Türkiye   Cumhuriyeti’nin tarihindeki dönüm noktalarından biridir. Atatürk’ün Samsun’a   ayak bastığı tarih olan 19 Mayıs aynı zamanda “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak   kutlanmaktadır. Atatürk Millî Mücadele sıralarında Türk milletini ileri   götürecek olanların ve köhnemiş fikirlere karşı gelecek olanların genç fikirler   olduğunu görmüştü. Bu nedenle de “gençlik” kavramı Atatürk için ayrı bir önem   taşımaktadır. Atatürk gençlerden sık sık bahsederken, yaş sınırı dışında fikri   olarak gençliği yani, fikirde yeniliği ifade etmiştir. O’nun şu sözü çok   anlamlıdır:“Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli   demektir.” (1) Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği ve   “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanan 19 Mayıs tarihinin önemini daha iyi   anlayabilmek için Atatürk’ün 16-19 Mayıs 1919 tarihleri arasında   gerçekleştirdiği İstanbul-Samsun yolculuğunu bir kez daha hatırlamamız   gerekir. Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki   önemli olaylardan biri Atatürk’ün Samsun’a ayak basışıdır. TürkMilleti Birinci   Dünya Savaşı sonrasında kötüleşen koşullar içinde kurtuluş çareleri ararken   büyük bir lider Mustafa Kemal Atatürk ortaya çıktı ve Samsun’a ayak basarak   “Kurtuluş” yolunu açtı. Dolayısıyla Atatürk’ün 16-19 Mayıs 1919 İstanbul’dan   başlayan yolculuğu bir kurtuluş dönemini simgeler. Samsun’a ayak basışının   taşıdığı önem Atatürk’ün Büyük Nutku’nu 19 Mayıs 1919 Samsun’a çıkışı ile   başlatmasından anlaşılmaktadır ki şimdi bu yolculuğu kısaca anlatmaya   çalışalım. Samsun işgal kuvvetleri için önemli   noktalardan biriydi. Stratejik bakımdan büyük öneme sahipti ve Karadeniz’den   Orta Anadolu’ya açılan en rahat ve güvenilir bir kapıydı. İngilizler 9 Mart 1919   tarihinde Samsun’a askerî birlik çıkarmışlardı. Buna tepki olarak Türk Makinalı   Tüfek birliğinden Hamdi adındaki bir teğmenin askerlerini alarak dağa çıkması   (2)dikkatleri bu bölgeye çekti ve İngiliz Yüksek Komiserliği’nin de Türk   halkının silâhlandığı konusundaki şikayetleri üzerine bu bölgeye güvenilir bir   kumandanın olağanüstü yetkilerle gönderilmesine karar verildi. Bu kumandan   Mustafa Kemal Atatürk’tü ve Atatürk uzun zamandan beri ülkenin içinde bulunduğu   bu umutsuz duruma üzülüyor ve birşeyler yapmak içinAnadolu’ya geçmek istiyordu.   Bu O’nun için bulunmaz fırsattır. İstanbul-Samsun yolculuğu öncesinde Atatürk’le   Padişah Vahdettin arasında geçen konuşmayı Atatürk şöyle anlatır:(3)   “-Paşa, Paşa!... Şimdiye kadar devlete   çok hizmet ettin!Bunların hepsi artık bu kitaba girmiştir (bu bir tarih   kitabıdır)! Bunları unutun, dedi, asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden daha   önemli olabilir...Paşa, Paşa...Devleti kurtarabilirsin!... Bu sözlerden hayrete düştüm. Acaba   Vahdettin benimle içtenlikle mi konuşuyor?...O Vahdettin ki... bütün   yaptıklarından pişman mı olmuştur?Aldatıldığını mı anlamıştı?Fakat, böyle bir   yorum ile başka konulara girişmeyi ürkütücü saydım, kendine karşılık   verdim: -Kişiliğe güveninize ve bana bunca yüz   verişinize teşekkür ederim...Elimden gelen hizmeti esirgemeyeceğime lütfen   güveniniz...” Atatürk bu konuşmada plânlarının   sezilmiş olabileceği duygusuna kapılmıştı ama, O’nu bekleyen ve O’na güvenen   bir“Türk Milleti” vardı. Atatürk ile beraber 16 Mayıs 1919 Cuma   günü başlayacak yolculuğa gemi kaptanı İsmail Hakkı Durusu dışında 18 kişi eşlik   edecekti. Bu 18 kişinin adları şöyleydi:(4) III. Kolordu Komutanı Kurmay Albay   Refet Bey (General Bele), Müfettişlik Kurmay Başkanı Kurmay Albay Manastırlı   Kâzım Bey (General DIRIK), Müfettişlik Sağlık Bakanı Doktor Albay İbrahim Talî   Bey (ÖNGÖREN), Kurmay Başkan Yardımcısı Kurbay Yarbay Mehmet Ârif Bey(AYICI),   Karargâh Erkân-ı Harbiyesi İstihbarat ve Siyâsiyât Şubesi Müdürü Kurmay Binbaşı   Hüsrev Bey(GEREDE), Müfettişlik Topçu Komutanı Topçu Binbaşı Refik Bey(SAYDAM),   Müfettişlik Başyaveri Yüzbaşı Cevad Abbas(GÜRER), Kurmay Mülhakı Yüzbaşı Mümtaz   (TÜNAY),Kurmay Mülhakı Yüzbaşı İsmail Hakkı (EDE), Müfettişlik Emir Subayı   Yüzbaşı Ali Şevket (ÖNDERSEV), Karargâh Komutanı Yüzbaşı Mustafa Vasfi (SÜSOY),   Kurmay Başkanı Emir Subayı ve Müfettişlik Kâlem Âmiri Üsteğmen Arif Hikmet   (GERÇEKÇI), İaşe Subayı Üsteğmen Abdullah(KUNT), Müfettişlik İkinci Yaveri   Teğmen Muzaffer (KILIÇ), Şifre Kâtibi, Birinci Sınıf Kâtip Fâik (AYBARS), Şifre   Kâtibi Yardımcısı, Dördüncü Sınıf Kâtip Memduh (ATASEV). Atatürk beraberindeki kişilerle beraber   16 Mayıs 1919 Cuma günü öğleden sonra “Bandırma” adındaki eski bir vapurla   Galata rıhtımından ayrılır. 17Mayıs 1919 Cumartesi günü Bandırma Vapuru saat   21.40 sıralarında İnebolu’ya varır. 18Mayıs 1919 Pazartesi günü beklenen   yolculuğun sonuna gelinir. Yolcular Kalyon Burnu denilen yerden sandallarla   Merkez iskelesine çıkarılırlar. Bu sandallardan birinin sahibi olan İsmail   Yurtsever, o zaman için Atatürk’ü tanımadığını söyler,Atatürk’ü sandalda ve   Samsun’da iken geniş yakalı lejyon kaputu ve başında kalpakla gördüğünü anlatır.   (5) Atatürk, İstanbul’dan başlayan ve   Samsun’da sona eren yolculuk esnasında görevli bir askerdi ve giyimi de buna   uygundu ancak Samsun’a ayak bastığı günden birkaç gün sonra asker değil, sivil   olarak hareket edecekti. Atatürk’ün Samsun’a çıkışında gördüğü   manzara pek parlak değildi. Şehirde İngiliz işgal kuvvetleri vardı. Pontusçular   sokaklarda kol geziyordu. Halk kendisini koruyamayacak durumdaydı. Atatürk bugün   müze haline getirilen Hıntıka Palas’ta kaldıkları süre içinde hep bu sorunları   düşündü, yolculukta geçirdiği uykusuz geceler sona ermemişti; şimdi de burada   uykusuz geceler başlıyordu. Ama, O’nda ve O’nun gibi düşünenlerde bu azim   oldukça hiçbir engel aşılmaz değildi. Kısaca vermeye çalıştığımız bu yolculuk   Türk Milleti için bir dönüm noktası oldu ve kurtuluşun başlangıcıydı. Millî   Mücadele’yi başlatmak üzere Samsun’da Anadolu topraklarına bastığı 19 Mayıs 1919   tarihinin önemi nedeniyle de 19 Mayıs’ı Türk gençliğine armağan etti. Yazımızın   başında da belirttiğimiz gibi gençlik kavramı genel anlamda fikirlerdeki   yeniliği anlatmaktadır. Atatürk“Gençler!Benim gelecekteki   emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler!Bir gün bu memleketi sizin gibi   beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum”(6)derken   Türk gençliğine olan güvenini de anlatmıştır. Atatürk’ün şu sözleri hepimiz için bir   rehber olmalıdır:“Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim   fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu   kâfidir”(7)demiştir. Atatürk’ü anlamak, yaşadıklarını ve fikirlerini bilmekle   mümkündür. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında yaşanan zorlukları   her zaman göz önünde tutarak, 19 Mayısları Atatürk’ün emanetine daima sahip   çıkarak kutlamalıyız. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma,   Gençlik ve Spor Bayramı'mızdır       19 Mayıs 1919 Ulusal   Kurtuluş Savaşımızın başladığı gündür. I. Dünya Savaşı sonunda ülkemizin birçok   yeri savaşı kazanan devletler tarafından işgal edilmişti. Yurdumuzu bu durumdan   kurtarmak için Atatürk, 16 Mayıs 1919'da "Bandırma Vapuru" ile İstanbul’dan   Samsun'a hareket etti. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a vardı ve burada Kurtuluş   Savaşını başlattı. Üç yıl süren savaşlar sonunda ülkemiz yabancı güçlerden   kurtarıldı. 29 Ekim 1923'te Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi. Atatürk'ün,   Samsun'a varış tarihi olan 19 Mayıs günü Ata’nın isteği üzerine "Gençlik ve Spor   Bayramı" olarak kutlanmaktadır.       Atatürk Türk gençliğini   seviyor, onlara güveniyor ve Türkiye’nin geleceğini onların ellerine bırakmaya   çekinmiyordu. Gençliğe bıraktığı bu önemli görevi söylevinde şöyle dile   getiriyordu Atatürk: "Ey Türk Gençliği! Birinci ödevin; Türk bağımsızlığını,   Türk Cumhuriyetini sonsuzluğa değin korumak ve savunmaktır. Varlığının ve   geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel senin en değerli güven   kaynağındır."      Atatürk, "Sağlam kafa sağlam   vücutta bulunur!" sözü ile başarılı olabilmenin bir koşulunun da sağlıklı olmak   olduğunu, sağlıklı olmak için de spor yapmak gerektiğini   vurgulamıştır     Her yıl 19 Mayıs günü Gençlik   ve Spor Bayramımız yurdun her yanında spor gösterileri ve törenlerle   kutlanır     19 Mayıs; 1981 yılından bu   yana  "Atatürk'ü Anma Günü" olarak da kutlanmaktadır. Bunun   nedeni  Atatürk’ün bir söyleşi sırasında: "Ben 19 Mayıs'ta doğdum"   demiş olmasıdır.
19 MAYIS 1919'DAN   2000'E
DOÇ. DR. AYLANUR ATAKLI   
        GİRİŞ       80 yıl önce 19 Mayıs 1919;   Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a ayak basması ile başlayan millî mücadeleyi başka   bir ifade ile Erzurum, Sivas kongreleriyle kararlaştırılan ve 11 Ekim 1922   Mudanya Mütarekesi ile sonuçlanan Türk Kurtuluş Savaşı’nı hatırlatmaktadır. 1.   Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı iç içe olup biri diğerinin devamı ve sonucudur.   Kurtuluş Savaşı’nın amacı, tam bağımsız bir devlet kurmaktır.       Tarihî literatür incelendiğinde   görüleceği gibi (1, 2), sadece komutan değil, memleketin dertlerini dert edinen,   bunlara çare arayan, cemiyetler toplayıp kararlar alan büyük önder Mustafa Kemal   Paşa, arkadaşları olan Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Ali Fethi Okyar, Kazım   Karabekir ve sonradan katılan İsmet İnönü ile İstanbul’da sık sık toplanıp   gelecekle ilgili kararlar almaya başlamışlardır. O sırada Samsun,Vezirköprü,   Merzifon ve dolaylarında Rum Pontus Çetelerinin İslâm halkına saldırıları   artmış, fakat itilaf devletleri durumu tam tersine algılayarak bölgedeki   olayların sebebini Türklerin Hıristiyanlara saldırıları şeklinde   göstermişlerdir. Samsun’un stratejik önemi büyüktür; hem doğal bir liman, hem de   Karadeniz’in Anadolu’ya açılan kapısıdır. Toplumsal yapısı ise karışıktır. Bunun   üzerine Hükümet, gereken tedbirleri alacak güvenilir birine ihtiyaç duymuştur.   Damat Ferit Paşa kabinesi, o bölgeye değerli fakat kendi isteklerine göre   davranacak bir komutan görevlendirilmesini istemektedir. O günkü bazı   politikacılar da Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’dan uzaklaştırılmasında kendi   hesaplarına fayda görmüşlerdir. Padişaha bağlı sanılan Mustafa Kemal Paşa, yakın   arkadaşlarının da yardımıyla ve akıllıca kurduğu iyi ilişkiler sonucu Padişah ve   Hükümet tarafından 30Nisan 1919’da 9. Ordu müfettişliğine tayin edilmiştir.   Anadolu’ya geçmek için bu görevi fırsat sayan Mustafa Kemal Paşa güvendiği 18   subay ile Bandırma vapuruyla 16 Mayıs 1919’da Samsun’a hareket eder. Anadolu’ya   giderken kafasında iki düşünce vardır:Bağımsızlık ve özgürlük. Yani düşmanı   yurttan atmak, kişisel egemenliğe (padişahlığa) son vermektir. Padişah Mustafa   Kemal’in bağımsızlık düşüncesini bilir, hatta destekler. Ancak özgürlük, yani   ulusal egemenlik düşüncesini bilmez. Zaten bunu öğrenir öğrenmez Mustafa   Kemal’in görevine son verir. Samsun’a vardığı 19 Mayıs 1919 tarihinde,Mustafa   Kemal Paşa için tarihî görev başlamış olur. 19 Mayıs 1919 Anadolu ve Türk ulusu   için bir dönüm noktasıdır.       Ulusal egemenliğe dayanan bir   devlet kurmayı düşünen Mustafa Kemal Paşa, kuracağı devletin temel organlarını   oluşturacak yeni meclisin toplanması çalışmalarını da başlatır. 20 Nisan 1920’de   Ankara’da toplanan meclis TBMM adını alır ve Mustafa Kemal Paşa’yı başkanlığa   seçer. TBMM’nin kurulması ile yeni bir hükümet ortaya çıkmış olur. Meclisin ilk   amacı ülkenin kurtarılmasıdır. Meclisin çıkardığı bir yasa ile 16 Mart 1920’den   itibaren Osmanlı İmparatorluğu ile yapılan tüm sözleşmeler yapılmamış kabul   edilir ve yabancı devletler Ankara ile anlaşmak zorunda bırakılır.        13 Ekim 1923’deAnkara’nın başkent   olmasıyla yurt içinde ve dışında saltanat yönetimine dönülemeyeceği yolunda   ciddi bir mesaj verilmiş olur. Daha sonra 29 Ekim 1923’de, 1921 tarihli   Anayasada yapılan değişikliklerle Cumhuriyet ilân edilir. Buna göre hakimiyetin   kayıtsız şartsız milletin olduğu, idare şeklinin halkın kendi kaderini   kendisinin tayin edeceği temeline dayandığı görüşü benimsenir.
   
 
19 Mayıs Gençlik ve Spor   Bayramı
          Gençlik ve spor bayramının   başlangıcı şöyle anlatılabilir(3):Mustafa Kemal Atatürk’ün millî mücadeleye   başlamak üzere 19Mayıs 1919’da Samsun’a ayak bastığı günün yıldönümü; 20 Haziran   1938 tarih ve 3466 sayılı kanunla millî bayram olarak kabul edilmiştir. Her yıl   19 mayıs günü Türkiye’nin her yerinde beden eğitimi ve spor   gösterileri yapılmaktadır. (Türkiye’de ilk beden eğitimi gösterisini 12 Mayıs   1916’da erkek öğretmen okulu öğrencileri yapmışlar, sonra erkek öğretmen okulu   öğrencileri her yıl ve genellikle mayıs ayı içerisinde bu gösterileri   tekrarlamayı bir gelenek hâline getirmişlerdir.“Jimnastik şenlikleri”,   “mektepliler bayramı”, “idman bayramı”,“Jimnastik bayramı” adı altında devam   eden bu gösteriler zamanla bütün okullara yayılmıştır. Millî Eğitim Bakanlığı   1927’den sonra bu gösterilerin düzenlenmesini üzerine alarak her yıl mayıs   ayının üçüncü haftasında Türkiye’nin çeşitli yörelerinde bu gösteriler yapılmaya   başlanmıştır). 1938’de 19 mayıs gününün“gençlik ve spor bayramı” olarak   kanunlaşmasından sonra bu gösteriler de resmî bayram gününe alınmış, bu bayram   için“dağ başını duman almış” marşı, gençlik marşı olarak kabul edilmiştir.   Atletlerin,Atatürk’ün millî mücadeleye başladığı Samsun’dan aldıkları toprağı,   koşarak Ankara’ya ulaştırmasıyla sonuçlanan 19 mayıs koşusu da o tarihten beri   yapılmaktadır. 19   MayısSeksen iki   yıl evvel,
Türklüğün içi yandı.
Birleşti yedi düvel,
Ankara’ya   dayandı.

Saldırdı kahpe Yunan,
Anadolu uyandı.
O, öyle bir zor   zaman,
Öyle bir zor zamandı.

Ne top vardı, ne tüfek,
Cephanemiz   al kandı.
Kadın, çocuk, er, erkek,
Atasına inandı.

Samsun’da   doğan güneş,
Ta İzmir’e uzandı.
Bu harp kıyamete eş,
Meydanlar toz   dumandı.

Minarelerde Ezan,
Dualar çağlayandı.
Yüreğimizde iman,   
Allah Rahim Rahmandı.

Mehmetçik cephelerde,
Eşsiz bir   kahramandı.
19 Mayıs bize,
Gençlere armağandı
Halil   İbrahim GüncanBir Alev ki Ay Yıldızlı Bayrağım/19 mayıs Bir alev ki   
Ay yıldızlı bayrağım
Dalgalandıkça semada
Aydınlatan meşaledir   yurduma

Bir alev ki
Ay yıldızlı bayrağım
Dalgalandıkça semada   
Sınırlarımızın bekçisi
İman dolu Mehmetçiğe
Güç olur,cesaret olur.   
Bir avuç toprak uğruna
Ölen şehitlerimizin ruhu huzur bulur.
Sonsuz   mekanlarında

Bir alev ki
Ay yıldızlı bayrağım
Gök kubbemizde var   oldukça
Rahat uyur çocuklarımız yataklarında
Kırılası bir el uzanmadıkça   
Karanlığa girmez Türkiye’m

Bir alev ki
Ay yıldızlı bayrağım   
Uzun yıllar boyunca
Destan üstüne destan yazmış
Geçmişte kurtuluş   savaşı
Bu gün! !
Gelecekteyse var gücüyle
Yazacağız yazılmamış   destanları

Bir alev ki
Ay yıldızlı bayrağım
Dalgalansın diye tüm   özgürlüğümüze
Kolumuz,bacağımız feda olsun
Hatta ölüm bile uğruna
En   yüce mertebe şehitliktir bize.

Bir alev ki
Ay yıldızlı bayrağım   
Dalgalandıkça semada
Anadan,evlattan ve tatlı yardan
Önde yer alır   yüreğimizde
Genç,ihtiyar gölgesinde
Korkusuz yaşar Türkiye’mde   

Bir alev ki
Ay yıldızlı bayrağım
Dalgalandıkça semada
Büyük   Allah'ın yardımıyla
ATA ' mız dan bize
Bizden evlatlarımıza emanet.   

Meral   Yağcıoğlu
19 Mayıs Aydınlığı Ses oldu   vatan rüzgârında umut
Anadolu’ya oylum oylum çöreklendi
Acımasızlık,   umarsızlık kara kara bulut
Mustafa Kemal aydınlığında bir bir tükendi.   

Derinden inlemeyle uyandı toprak
Yurt üstüne uğultusunun yayıldığı   
Kuvay-ı Milliye gücü bayrak bayrak
Sardı ülkeyi 19 Mayıs aydınlığı.   

Özgürlük ve bağımsızlık üstüne
Atatürkçe yazılan destandır
Yürek   yürek karanlık düne.

Köy okulundaki bayrak direğinde
Atatürkçülük   dalga dalga yayılan
Parmak işareti kır kahvesinde.

Bölge bölge   kalkan eğik baştır
Köye, kasabaya, kente ve yurda
Ovayı yaran tren   düdüğünde haykırıştır.
Muhsin   Durucan19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı Mayıs   1919 Müjdeli gün,
Türk çocuğu unutma,ne oldu dün.
Türk'ün uyanıp   şahlandıgı o gün,
Özgürce yaşamanı sagladı bugün.

Türk'ün Bayragı   karalar baglamış,
Gitmeden esaret dalgalanmam diyor.
İstanbul Fatihi   Mehmet Han aglamış,
Mezarında Ruh'u yatmam diyor.

Fransızlar Adana   benim diyor,
Doganbey Vatan için can veriyor.
Urfa,Maraş ve Antep'te   İngilizler,
Namus ve şerefime göz dikiyor.

Yunan Ordusu çıkmış   İzmir'ime,
Hançerini saplamak ister Yüregime.
Antalya ve Konya'da   İtalyanlar,
El uzatmış Ay-Yıldızlı Bayragıma.

Samsun'da İngiliz   cirit atıyor,
Ermeni-Rum Türk'ü satıyor.
Irak ve Filistin'i İngiliz   almış,
Suriye -Lübnan Fransız'a kalmış.

İngiliz Bayragı Yürekleri   daglıyor,
Evliyalar şehri İstanbul aglıyor.
Eyüp Sultan'da toplanmış   Şehitler,
Başta Gençosman ferman dinliyor.

Ermeni-Rum Çeteleri   silahlanmış,
Anne karnında bebeleri Süngülüyor.
İngiliz - Fransız   destekli Sülükler,
Türk'ün Kan'ını içerek besleniyor.

Şahin bey   Antep'ten seslenir,
Yakışmaz Türk'e Esaret Ar gelir.
Adana'dan Sinan   Paşa cevap verir,
Esir yaşamaktansa ölüm hoş gelir.

19 Mayıs 1919   Kutlu sabahında,
Mustafa Kemal'im Bandırma Vapurunda.
Özgürlük Meşalesi   tutuştu Samsun'da,
Yayıldı dalga dalga Anadolumda.

Mustafa Kemal'im   Bayrak olup,
Esti Samsun'dan Yurdum üzerine.
Zulmün kahredici Güneşi   olup,
Dogdu Emperyalist güçlerin üzerine.

Savunmasız Yurdum işgal   selinde,
Esaret ölümdür gönül telinde,
Kefen teninde,Şehitlik dilinde,   
Toplandı Milletim Ata'nın emrinde.

Ondokuz Mayıs Gençlik Bayramı,   
Gençler Sporla kutlar Bayramı,
Atatürk'ün gençlige büyük armaganı,   
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı.

Zulmün sonu,Özgürlügün başı,   
Cumhuriyet yolunun ilk yapı taşı,
Türk'ün kurtuluş umudunun gözyaşı,   
Ezilmişliğe başkaldırının sembolü bugün.
İshak   Özlü

19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı19 Mayıs   gençlik ve spor bayramı
Spor yapsın gençler demiş Atatürk
İstemem evde   boş durup da yatanı
Spor yapsın gençler demiş Atatürk

Sporcu dediğin   centilmen olmalı
Zeki çevik ve atılgan olmalı
Güzel ahlaklı ve mütevazı   olmalı
Spor yapsın gençler demiş Atatürk

Sigara içkiyi içmeyin demiş   
Sporu gençlere tavsiye etmiş
Bu bayramı gençlere hediye etmiş
Spor   yapsın gençler demiş Atatürk

Sağlam vücutta sağlam kafa istemiş   
Cumhuriyeti gençlere emanet etmiş
Sporun faydasını yıllar önce söylemiş   
Spor yapsın gençler demiş Atatürk

Spor kardeşliktir yarış bahane   
Hem kültürdür hem örf hem de anane
Spor yapmayan ya delidir yada divane   
Spor yapsın gençler demiş Atatürk
Güner Kaymak
Atatürk'ten Son Mektup   Siz beni halâ anlayamadınız .   
Ve anlamayacaksınız çağlarca da...
Hep tutturmuş 'Yıl 1919, Mayıs'ın   19'u' diyorsunuz.
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz .
Mustafa   Kemâl'i anlamak bu değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.   

Bırakın o altın yaprağı artık,
bırakın rahat etsin anılarda   şehitler.
Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin.
Hakkından   gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin ?
Mustafa Kemâl'i anlamak yerinde saymak   değil.
Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.

Bana, muştular   getirin bir daha,
uygar uluslara eşit yeni buluşlardan..
Kuru söz değil,   iş istiyorum sizden anladınız mı ?
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle   yazdınız mı ?
Mustafa Kemâl'i anlamak avunmak değil,
Mustafa Kemâl   ülküsü, sadece söz değil.

Halâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda,   
halâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz .
Uyanın artık diyorum,   uyanın, uyanın !
Uluslar, feşine çıkıyor, uzak dünyaların..
Mustafa   Kemâl'i anlamak göz boyamak değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil..   


Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız ;
Laboratuarlarda   sabahlayın, kahvelerde değil.
Bilim ağartsın saçlarınızı.. Kitaplar..   
Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz   karanlıklar...
Mustafa Kemâl'i anlamak ağlamak değil,
Mustafa Kemâl   ülküsü, sadece söz değil.

Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü..   
Görüyorum ki, halâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş,
birbirinize   düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken.
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani   kaygısız gülen ?
Mustafa Kemâl'i anlamak itişmek değil,
Mustafa Kemâl   ülküsü, sadece söz değil.

Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla.   
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla.
Bu vatan, bu canım vatan,   sizden çalışmak ister,
paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter !   
Mustafa Kemâl'i anlamak aldatmak değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz   değil...
Halim Yağcıoğlu
« Son Düzenleme: 19 Mayıs 2011, 01:17:02 Gönderen: KaN_DaMLaSı »
Sana SöyLüyorummmmm . . . HEY ! Çok Bilmiş HayaT. . ! Bak Yine MutLuyum Herşeye İnaT !!


('Bénî-qôrûnce 'Maşallah-dé 'çok îstîyosan 'Înşallah-dé)
 

 

Çevrimdışı bestem

  • Administratör
  • *
  • İleti: 3460
  • Rep + Puan +82/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: 19 MAYIS 1919 TARİHİNİN ANLAMI VE ÖNEMİ
« Yanıtla #1 : 19 Mayıs 2011, 12:53:55 »
19 MAYIS 1919 GÜNEŞİ !
Tarihler Mayıs 1919'u gösteriyordu. Asırlarca üç kıtaya uzanan koca bir imparatorluk paramparça olmuştu. Dost yüzlü emperyalist Avrupalı devletler, Türkün öz vatanını işgal ederken, İstanbul Hükümeti İngiltere'nin manda ve himayesini tek çıkar yol olarak görüyordu. Nitekim mandacı basın da aynı onursuzluğu, kurtuluş olarak gazete sütunlarında Türk Milletine benimsetme uğraşı içindeydi.  Mustafa Kemal ve arkadaşları, böylesi bir zilleti asla kabul edemezdi. Türk İstiklal Savaşı başlatılmalı, milli bağımsızlık gerçekleşmeliydi. İşte tam da o sırada stratejik önemi büyük olan Samsun'a İngilizlerin asker çıkarması bölge halkını ayaklandırınca, İngilizlerin şikayeti üzerine ayaklandırmayı bastırmak için Mustafa Kemal; Trabzon, Erzurum, Sivas ve Erzincan'ı içine alan bölgeye 9. Bölge Müfettişi olarak atanır. İşte bu görev yüce Atatürk'e halkıyla birlikte Ulusal Kurtuluş Mücadelesini eyleme koymak için tam da tarihi bir fırsat olur. 16 Mayıs da Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Bandırma vapuruyla yaptıkları deniz yolculuğu 19 Mayıs GÜNEŞ doğarken Samsun'da sona ermiş, 19 Mayıs 1919 ise Türkün ilk mücadele ateşinin yakıldığı gün olarak tarihte yerini almıştır. Büyük Atatürk Samsun'a ayak basarken, artık Türkiye Cumhuriyetinin de kuruluşunun ilk adımı atılıyordu. Büyük Atatürk, 19 Mayıs 1919 tarihi için "ben bugün doğdum" derken de yanmış yıkılmış bir İmparatorluğun enkazından, yeni ve güçlü bir devletin Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulacağının planlarının o günlerde yapıldığını da anlatmak istemiştir. Zaten ONUN, Büyük Nutkunu 19 Mayıs 1919'la başlatması, bu tarihe verdiği önemin işareti olsa gerek. 19 Mayısta Samsun'da Milli mücadeleyi başlatan Mustafa Kemal, Önder kişiliğiyle Türk Milletine büyük bir güç ve cesaret vermiştir. Nitekim, teslimiyetçi İstanbul Hükümetine, emperyalist devletlerin baskısına rağmen, büyük Atanın Samsun'da başlattığı "Ya istiklal ya ölüm" buyruğuna Türk Milletince İstanbul Fatih'te yapılan görkemli mitingle güçlü bir milli cevap verilmiştir. İngiliz mandacısı mütareke basını ve bunu savunanlar şiddetle kınanmış, Ulusal Kurtuluş mücadelesine her hal ve şart altında katılacağının mesajı verilmiştir. Büyük Önder de, milletiyle birlikte verdiği mücadelenin başarıyla sonuçlanmasını anlatırken hep şöyle demiştir "Milli mücadelelere şahsi hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur." Bu önemli gün, Anavatan Türkiye'de 20 Haziran, 1938 tarih ve 3466 sayılı kanunla millî bayram olarak kabul edilmiştir. 19 Mayıs 1981 yılından itibaren ise "Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı" olarak kutlanmaktadır. Bunun nedeniyse Atamızın "Ben 19 Mayısta doğdum" demiş olmasıdır. Bugün, Türkiye'mizde 73 yıldır Türk gençlerince çeşitli gösteri ve spor etkinlikleriyle kutlanmakta. Büyük Atatürk'ün "Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir." diyerek Cumhuriyeti emanet ettiği gençlere Bayram olarak armağan ettiği bu önemli gün ülkemizde de hep aynı inanç, kararlılık ve coşkuyla kutlanmaktadır. 19 Mayıs'ın temelini oluşturan Milli mücadele ve mukavemet ruhunu çok iyi saptamış olan Kıbrıs Türk Halkı en zor koşullarda, Rum saldırılarına karşı "Ya istiklal ya ölüm" diyerek 19 Mayıs ruhuyla mücadele ve mukavemet etmiştir. Hatta Rum kuşatmalarının altında olduğu 1963-64'lü yıllarda 19 Mayısı mukavemet ve mücadele siperlerde kutlamıştır. Kıbrıs Türk halkı, bugünlerde aynen büyük Türk Ulusunun 1919'lar da yaşadığı aynı emperyalist kuşatma ile karşı karşıyadır. Emperyalist odaklar içimizdeki işbirlikçilerinin canımız kanımız pahasına kurduğumuz Devletimizi; 'Kıbrıslıca Çözüm, Birleşik Kıbrıs'(!) safsataları ile tasfiye etme niyeti içinde hareket ettikleri ortadadır. Atatürk ilke devrim ve ideallerine yürekten bağlı bir halk olarak böylesi bir onursuzluğa asla müsaade etmeyeceğiz. Kendi kurduğu devleti kendisi yok eden bir halk olmayacağız.
 

Çevrimdışı KaN_DaMLaSı

  • Administratör
  • *
  • İleti: 2480
  • Rep + Puan +102/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • *¤°•♥ღ ßittinßeHayaTღ♥•°¤*
    • göz zevki.. masal Dünyam
Ynt: 19 MAYIS 1919 TARİHİNİN ANLAMI VE ÖNEMİ
« Yanıtla #2 : 28 Mayıs 2011, 02:23:38 »
harıkasın. BesSsTem
Sana SöyLüyorummmmm . . . HEY ! Çok Bilmiş HayaT. . ! Bak Yine MutLuyum Herşeye İnaT !!


('Bénî-qôrûnce 'Maşallah-dé 'çok îstîyosan 'Înşallah-dé)
 

 

Çevrimdışı bestem

  • Administratör
  • *
  • İleti: 3460
  • Rep + Puan +82/-0
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: 19 MAYIS 1919 TARİHİNİN ANLAMI VE ÖNEMİ
« Yanıtla #3 : 28 Mayıs 2011, 08:06:02 »
siz de oyle adminim